fbpx
  • MERKEZ ŞUBE: BAKIRKÖY / ŞUBE 2: KADIKÖY
  • 444 8 623

Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs) Nedir?

Kıl dönmesi hastalığı, tıp literatüründe Pilonidal Sinüs olarak tanımlanmaktadır. Herbert Mayo, tarafından 1833’te tanımlanan Latince kıl ve yuva kelimelerinin birleşimi olan Pilonidal Sinüs, oldukça yaygın görülen bir makat hastalığıdır. 80’lerde doğuştan gelen bir hastalık olarak düşünülmesi durumu yapılan araştırmalarla değişmiş ve sonradan kazanılan bir makat hastalığı olduğu ortaya konmuştur.

Her ne kadar kıl dönmesi olarak anılsa da hastalığı doğru bir şekilde açıklayan terim kıl yuvasıdır. Çünkü pilonidal sinüs hastalığı, kıl kökleriyle ilgili değil vücudun dış yüzeyinden cilt altına yerleşen kıllarla ilgilidir.

Genellikle genç nüfusta görülen bu makat hastalığı erkeklerde daha sık görülse de kadınlarda da ortaya çıkabilmektedir.

Kıl dönmesi, vücutta kıl yoğunluğunun fazla olduğu saç, sırt ya da bel bölgesi gibi bölgelerden dökülen kılların kuyruk sokumu bölgesinde birikmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. İntergluteal sulkus adı verilen bu bölgedeki cilt dokusunu delip cilt altına yerleşerek burada bir kıl kesesi oluşmasına neden olmaktadır. Cilt altındaki bu kıl kesesine vücut bağışıklık sistemi zamanla kistik bir yapı oluşturarak reaksiyon vermektedir.

Kıl Dönmesi Nasıl Oluşur?

Deri altına dışarıdan yerleşen kıl parçacıkları bağışıklık sistemi tarafından yabancı cisim olarak algılanır. Vücut içerisinde dışarıdan gelen bu yabancı cisimlerin ilerlemesini engellemek adına ise kendini korumak amacıyla bu kıl parçacıklarını kapsül içerisine alır. Kıl kesesi adı verilen bu iltihaplı kapsül sayesinde kıllar bir arada tutulmaktadır. Böylece deri altında ilerlemesi engellenmeye çalışılır.

Aynı zamanda yabancı cisimlerin parçalanarak yok edilmesine yönelik bölgede bir sıvı birikimi gerçekleşir. Apse yani iltihap olarak bilinen bu sıvı zaman zaman kıl giriş deliklerinden sızarak kişinin kıyafetlerine akıntı bırakabilmektedir. Bazı durumlarda ise hiç akıntı vermeden yalnızca bölgede bir sertlik, şişlik gibi belirtiler vermektedir. Apseleşme gerçekleşmese bile her koşulda kıl dönmesi rahatsızlığının tedavi edilmesi gerekir. Tedavi edilmediği müddetçe hastalığın kendiliğinden geçmesi mümkün değildir. En kısa sürede uzman bir Proktoloji hekimine muayene olunmalı ve kişi için en uygun tedavi yöntemine başlanmalıdır.

Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs) Neden Olur?

Kıl dönmesi hastalığının oluşmasında bölgedeki kıl yoğunluğunun etkisi büyüktür. Aynı zamanda intergluteal sulkus (kuyruk sokumu) bölgesindeki cilt yapısının hassas olması da hastalık oluşumunun nedenleri arasındadır. Kıl dönmesi oluşumunun nedenlerinden genel olarak bahsetmek gerekirse:

  • Makat bölgesi ve kuyruk sokumu bölgesindeki kılların yoğun olması, ya da sırt bölgesinden dökülen kıl miktarının fazla olması,
  • İntergluteal sulkus bölgesi (iki kaba et arasındaki çukur bölge) cilt yüzeyinin kolay tahriş olması,
  • Kıl dönmesi görülen cilt yüzeyinin nemli kalması,
  • Kuyruk sokumu bölgesinde çatlak ya da yara izi bulunması,
  • Lokal travma,
  • Kuyruk sokumu ve makat bölgesi hijyenine dikkat edilmemesi,
  • Genetik yatkınlık,
  • Obezite gibi kilo problemleri,
  • Hareketsiz bir yaşam sürmek,
  • Uzun süre oturur pozisyonda kalmak ya da
  • Aşırı terleme problemi.

Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinus) Belirtileri Nelerdir?

Kıl dönmesi hastalığının belirtileri şu şekildedir:

  • Tıp dilindeki adı koksiks olan kuyruk sokumu bölgesinde meydana gelen çukur görünümü ya da bölgede bir kitlenin varlığı,
  • Bölgede meydana gelen enfeksiyon nedeniyle görülen şişlik ve akıntıya bağlı ortaya çıkan kötü koku,
  • Kuyruk sokumunun çok hassaslaşması ve derideki kızarıklık,
  • Bölgede görülen kanlı ve irinli apse akıntıları,
  • Enfeksiyona bağlı ortaya çıkan halsizlik ya da yüksek ateş ve bulantı,
  • Şiddetli ağrı nedeniyle oturmakta ve yürümekte zorluk çekmek.
Kıl Dönmesi Nedir? Kıl Dönmesi Belirtileri Nelerdir?

Kıl Dönmesi Hangi Bölgelerde Görülür?

Pilonidal sinüs rahatsızlığı genel olarak kuyruk sokumu (koksiks) bölgesi ve etrafında gelişme göstermektedir. Nadir de olsa koltuk altı, kasık bölgesi, yüz, boyun ya da göbek bölgesi gibi kıl kümelerinin bulunduğu alanlarda da görülebilmektedir. Her anlamda kişiye oldukça rahatsızlık veren bu makat hastalığının erken tedavi edilmesi hasta için en doğrusudur. Çünkü enfeksiyona neden olan kıl keseceğinin ilerleyen süreçte çok daha şiddetli ağrılara sebep olduğu bilinmektedir. Günümüzde hastalar, mahrem bir bölge olması dolayısıyla kıl dönmesinden bahsetmeye çekinmekte ve bu nedenle doktora görünmeyi de ertelemektedirler. Oysa bu oldukça yanlış bir tutumdur. Bu hastalığın tedavisi bekletildikçe enfeksiyon daha da artmaktadır. Enfeksiyon nedeniyle yalnızca kuyruk sokumu bölgesini değil tüm vücudu etkisi altına alan yüksek ateş, bulantı, halsizlik gibi farklı şikayetler ortaya çıkmaktadır.

Kıl Dönmesi Kimlerde Görülür?

Kıl dönmesi rahatsızlığı makat hastalıkları arasında yer almaktadır. Kesin bir yaş aralığı verilemese de genellikle ergenlik çağındaki kişiler arasında daha çok rastlanılmaktadır. Ülkemizde 15-25 yaş arasındaki bireylerde oldukça yaygın olarak görülmektedir. Sürekli hareket halinde olan, hormonlar gereği daha çok terleyen, kuyruk sokumu tahriş olmaya daha müsait bireyler ömürlerinin bir döneminde bu hastalıkla karşı karşıya kalabiliyorlar.

Kıl yoğunluğuna bağlı olarak kadınlara nazaran erkeklerde daha çok görülmektedir. Kadınlarda da sert kıl yapısı ve yoğun kıl varlığı kıl dönmesi hastalığı için risk oluşturan etmenler arasındadır. Erkeklerde daha çok askerlik döneminde ya da askerliğin ardından daha sık karşılaşılmaktadır. Uzun süre yatarak tedavi olmak zorunda kalan hastalarda ya da tatil nedeniyle sürekli yatar pozisyonda istirahat eden kişilerde de kıl dönmesi rahatsızlığı görülebilmektedir. Kılların tek yönlü hareketiyle intergluteal sulkus bölgesine yerleşen kıl ucunun, uzun süre oturma ya da yatma sonunda baskıdan dolayı ilerlemesine neden olmaktadır.

Obezite gibi kilo problemi yaşıyor olmak da kıl dönmesi hastalığını tetiklemektedir. Fazla kilo sonucunda görülen aşırı terleme durumu kılların ilerlemesini kolaylaştırmakta ve bölgede tahrişe neden olduğundan cilt altına yerleşmesi de daha kolay olmaktadır.

Ayrıca kıl yapısı sert olan ve kıl yoğunluğu çok olan kişilerde de pilonidal sinüs hastalığı görülebilmektedir.

Kıl Dönmesi, Kıl Batması Mıdır?

Kıl dönmesi hastalığı çoğunlukla kıl batması denilen bir başka hastalıkla karıştırılmaktadır. İki hastalık da birbirinden çok farklı bir yapıdadır. İkisi de deri altında görülür ve kıllarla ilgilidir. Fakat bu benzerlik dışında kıl dönmesi ve kıl batması hastalıkları tamamen farklı hastalıklardır. Kıl batması bir cilt hastalığı iken kıl dönmesi bir makat hastalığıdır.

Kıl batmasının oluşma nedeni temizlik nedeniyle yapılan tıraş ya da ağda kullanımıdır. Bu işlemlerin sonrasında bu bölgede, cilt atında kökleri bulunan ve cilt yüzeyine çıkamayan kıl yapıları, deri altına doğru uzamaya başlamaktadır. Batık olarak nitelendirilen bu kıl ve tüylerin çıkış yönü ters olmakta ve deri altında sıkıştıkları için kişilere ilerleyen süreçte rahatsızlık vermektedir.

Kıl dönmesi yani Pilonidal Sinüs rahatsızlığı ise vücudun farklı bölgelerinden dökülerek kuyruk sokumunda biriken ve cilde dışarıdan giriş yapan kıl yapıları nedeniyle oluşmaktadır. Cilt dokusunu dışarıdan delerek cilt altına yerleşen kılların, burada kistik bir yapı oluşmalarının sonucunda görülmektedir.

Kıl Dönmesi Riskini Arttıran Nedenler

  • Uzun süre oturur pozisyonda çalışılan iş kolları (masa başı işler, uzun yol şoförlüğü vs.),
  • Makat bölgesinin ve kuyruk sokumunun temizliğinin aksatılması,
  • Bu bölgelerin hijyenik olmaması, buna dikkat etmemek,
  • Aşırı terleme durumu,
  • Aşırı kilo problemleri, obezite,
  • Düzenli ve sık olarak duş almamak,
  • Başka nedenlerden dolayı kuyruk sokumu bölgesinde oluşan yara,
  • Ailesel yatkınlık.

Bu risk faktörlerine dikkat edilmesi hastalıktan korunma açısından da önem taşımaktadır.

Kıl Dönmesi Tekrarlar Mı?

Kıl dönmesi rahatsızlığında nüks etme durumu yoktur. Kişinin tekrarlama olarak algıladığı durum aslında bölgede yepyeni bir pilonidal sinüs oluşmasıdır. Cilt içinden değil dışarıdan gelen etkenler nedeniyle görülen bu rahatsızlıkta bu nedenle tekrarlama görülmemektedir. Yalnızca yeni bir sinüs oluşumu gözlenmektedir. Bu nedenle tedavinin ardından kişinin yukarıda bahsi geçen risk faktörlerine dikkat etmeye devam etmesi gerekir. Kıl dönmesi tedavisi olan hastalara bu nedenle genellikle sırt, kuyruk sokumu ve varsa bel bölgesindeki yoğun kıl yapısını azaltmak ve dökülen kıllar nedeniyle yeni bir oluşumu engellemek adına lazer epilasyon önerilir. Aynı zamanda kişilerin bölge hijyenine dikkat etmesi ve sık duş alması da önerilmektedir. Kuyruk sokumunu tahriş edecek durumlardan kaçınılması (dar kıyafetler giymek, bölgenin terlemesini engellememek, dik oturmamak, yanlış oturma pozisyonunda uzun süre durarak bölgede sürtünme nedeniyle tahrişe izin vermek) da kıl dönmesi rahatsızlığı ile karşılaşılmaması için önem arz eden etkenlerdir.

Kıl Dönmesi Tedavisi

Kıl Dönmesi Tedavisi Nasıl Yapılır

Kıl dönmesinde farklı tedavi yaklaşımları bulunmaktadır. Hem hastalığın boyutları hem de bir bakıma kişinin hangi yöntemi tercih edeceği bu yaklaşımların kullanılmasında etkilidir. Başlangıç evresindeki rahatsızlık için bazı hekimler koruyucu yaklaşım içerisinde yer alan ve bölgedeki enfeksiyonu kurutmaya yönelik antibiyotikle tedavi uygulamaktadır. Öncelikle bu tedavi yöntemi apsenin ortadan kaldırılması için uygulanan ve uzun süren bir yöntemdir. Ve yalnızca apseyi iyileştirmeye yöneliktir. İçerideki kıl kesesi bu tedavi yöntemiyle ortadan kaldırılamamaktadır. Ve uzun süreli antibiyotik kullanımının kişi üzerinde olumsuz etkileri de söz konusudur.

Bir diğer yöntem olarak karşımıza klasik cerrahi ameliyat yöntemi çıkmaktadır. Bölgedeki sağlıklı dokulara oldukça zarar veren bir yöntemdir. Bu yöntemde kıl dönmesi gözlenen doku parçasının alınabilmesi için geniş bir alana kesi işlemi uygulanır ve kesilen deri altındaki dokular (genellikle sağlıklı dokular da dahil olmak üzere) çıkarılır. Ardından kesilerek çıkarılan deri parçası yeniden aynı yere yerleştirilerek bu kez de dikiş uygulanır. Bu yöntemde bölgede fazlasıyla tahribat oluşmaktadır. Bu durumda da hasta, ameliyat yaralarına bağlı şiddetli ağrılar ve uzun süren bir iyileşme dönemi ile karşı karşıya kalmaktadır. Elbette bu sancılı işlem sırasında kişinin bilinci açık değildir, genel anestezi uygulaması yapılır. Ve bu yüzden işlem sonrası hastanede yatış yapılması zorunludur.

Hem tedavi süreci hem de tedavi sonrasında açık yaralar sebebiyle (enfeksiyon kapma riski yüksek olduğundan) kişinin iyileşme süresi de oldukça uzun sürmektedir.

Klasik ameliyat yönteminde görülen komplikasyonlar nedeniyle günümüzde ameliyatsız tedavi yöntemleri daha çok tercih edilmektedir. Merkezimizde de uyguladığımız ameliyatsız kıl dönmesi tedavilerinde büyük bir kesi ya da dikiş gibi uygulamalar yoktur. Kıl dönmesinin bulunduğu bölgedeki giriş ve çıkış sinüs deliklerinden içerideki apse ve kıl kesesinin çıkartılmasına dayanır. Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisinde temel prensip sağlıklı dokuya müdahalede bulunmadan kıl keseceğinin ortadan kaldırılmasıdır. Bu sayede normal ameliyata göre kişiler için çok daha avantajlıdır. Küçük bir operasyon olarak değerlendirebileceğimiz bu yöntemde lokal anestezi ile bölgesel uyuşturma yapılır. Herhangi bir narkoz komplikasyonu bu sayede gözlenmez. Zorlu ameliyat süreci yerine kısa sürede gerçekleştirilen bu yöntemle işlemden sonra oturmakta ya da yatmakta kişi bir problem çekmez.

Ameliyatsız Lazer Yöntemi İle Kıl Dönmesi Tedavisinin Hastaya Sunduğu Avantajları

  • Genel anesteziye gerek kalmadan yalnızca lokal yoluyla tedavi uygulanmaktadır.
  • Klasik ameliyatlardaki geniş insizyona gerek duyulmaz. Yani büyük bir kesi alanı açılmaz, sağlıklı cilt dokusu zarar görmez.
  • Kısa sürede tıpkı bir diş dolgusu yaptırır gibi kişiye konforlu bir tedavi süreci sunar. Bu sayede öğle tatilinde bile işten izin alınıp tedavi olmaya gelinebilir. Yatış gerektirmediğinden tedavinin ardından kişi sosyal yaşantısına kaldığı yerden devam edebilir.
  • İşlem süresi yaklaşık 5-8 dk civarındadır. Klasik cerrahi ameliyatlarda ise bu süre 30-45 dakika aralığındadır.
  • İşlem sırasında kesi ve dikiş uygulamaları yapılmadığından yeni ameliyat yaraları oluşmaz ve bu sayede kişide ağrı ve acı hissi neredeyse hiç yaşanmamaktadır.
  • Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisinin en önemli avantajlarından biri kronik rahatsızlığı bulunan ve düzenli ilaç kullanan kişilere de uygulanabilmesidir. Tedavi süresince ilaç kullanmaya devam edilebilir. Aynı zamanda hamileler ve yeni doğum yapmış anneler için de uygulanabilmektedir. Emziren anneler de gönül rahatlığıyla tedavi olabilir.
  • Tedavi öncesinde açlık ya da tokluk durumu bir önem teşkil etmez. İşlem öncesinde kişiden tahlil ya da tetkik istenmez.
  • Klasik cerrahi ameliyatlardan sonra hastalarda görülebilen gaz kaçırma, dışkı tutamama, şiddetli ameliyat ağrısı gibi komplikasyonlar gözlenmez. Ameliyat korkusu yaşayan hastaların tedavilerini ertelemelerine neden olan bu gibi durumlar ameliyatsız kıl dönmesi tedavisinde yer almaz.
  • Ameliyat sonrasında açık bir yara oluştuğundan hastaların sık sık pansuman yaptırması gerekir. Oysa merkezimizde uyguladığımız ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi çok daha az sıklıkta ve yalnızca ufak pansumanlar gerektirmektedir.

Kıl Dönmesi İçin Önerilen Videolar

Neden Avrupa Cerrahi'yi Seçmeliyim?

16 yıldır süre gelen zaman diliminde tamamen proktoloji (makat hastalıkları) alanında hizmet veren sağlık ekibimizle ilklere öncülük ederek Ayaktan, Lazerle Ameliyatsız Kıl Dönmesi tedavisi işlemini gerçekleştirmekteyiz.

Proktoloji (Makat Hastalıkları) ile ilgili tüm güncel bilgileri ve gelişmeleri, yerli ve yabancı kaynakları takip etmekte ve özel tedavi tekniğimizi yeniliklere açık bir şekilde uygulamaktayız.

Tamamen Proktoloji için üretilen son teknoloji cihazlarımız ile Müstakil binamızda, alanında uzman Proktoloji Doktorlarımız ve deneyimli sağlık personellerimiz ile sizlere hizmet vermekteyiz.

Dünya’nın her noktasından ulaşılabilir olmak adına İstanbul Bakırköy ve Kadıköy deki merkezlerimiz ile sizlere Ayaktan Yatış Gerektirmeyen Lazerle Kıl Dönmesi Tedavisini sunmaktayız.

Temel prensibimiz; hastalarımıza, özel tekniklerle uyguladığımız Ayaktan Ameliyatsız Lazer Yöntemi sayesinde hızlı tedavi olma avantajı sunarak, daha rahat ve daha konforlu bir tedavi süreci yaşatmayı amaç edinmemizdir.

Neden Ayaktan Lazerle Kıl Dönmesi Tedavisi?

  • İşlem süresi 5-8 dakika sürer.
  • Narkoz uygulanmaz ve narkoza bağlı yan etkiler görülmez
  • Ameliyat olmadığı için tedavi öncesinde herhangi bir tetkik veya tahlil istenmez, aç ya da tok olmanız tedaviye engel değildir.
  • Herhangi bir kesi-dikiş uygulaması yoktur.
  • Dokular zarar görmediğinden, iyileşme hızlıdır.
  • Aynı saatte hem muayene hem de tedavi olabilirsiniz.
  • Diş dolgusu gibi rahat ve hızlı olduğundan yatış gerektirmez.
  • Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisi işleminde ağrı azdır.
  • Klasik ameliyatlardaki komplikasyonlar gözlenmez.. (Gaz kaçırma, dışkı tutamama, şiddetli ağrı hissi…)
  • Kronik rahatsızlığı olan (kalp, şeker, tansiyon, ritim bozukluğu vs.) hastalara da uygulanabilir.

Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisinde Uygulanan Teknikler

  • Lazer tedavisi
  • Mikrosinüsektomi Tedavisi
  • Kristalize Fenol Tedavisi
  • Gümüş Nitrat Tedavisi
  • Rejeneratif (Kök Hücre) Tedavisi

Bu teknikler, kişinin durumuna uygun olarak tek tek ya da kombine bir şekilde uygulanabilir.

Avrupa Cerrahi’de Tedavi Süreci Nasıl İlerliyor?

Online Görüşme

Doktorlarımızla görüntülü konuşmak için hemen,

online görüşme formunu doldurun.
<
<

Muayene Süreci

Muayene gününüz geldiğinde hekiminiz tarafından gerçekleştirilen tanının ardından size en uygun tedavi şekli belirlenir ve tedaviniz hakkında bilgilendirilirsiniz.

Tedavi Süreci

Tedaviye karar verdiğiniz an (aynı gün de olabilir) lazerle kıl dönmesi işleminizi gerçekleştirebiliriz ve müdahale olduğunuz aynı saat içerisinde evinize dönebilirsiniz.

Randevu Alma

Dilerseniz 444 8 623 numaralı çağrı merkezinden randevu alarak ya da 0505 403 79 59 numaralı WhatsApp üzerinden hızlı bir tedavi sürecinizi başlatabilirsiniz.

Bizimle İletişime Geçin

Sıkça Sorulan Sorular

Kıl Dönmesi Tedavi Edilmezse Ne Çeşit Sorunlara Yol Açabilir?

Deri altında biriken kıl yumağı, tedavi edilmezse eğer kronik iltihaba yol açabilir. Kist yuvasında gelişen enfeksiyon sebebiyle şiddetli ağrı ve kimi zaman yüksek ateşe de yol açabilmektedir. Tedavi sonrasında makat ve sırt bölgesindeki tüylerin temizlenmesi hastalığın nüks etmemesi için de önem taşıyor.

Kıl Dönmesi İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

Vücuttaki kıl yoğunluğunun fazla olması, kişisel hijyene dikkat edilmemesi, ergenlik çağındaki hormonal değişimler, uzun süre oturur pozisyonda çalışmak (masa başı işlerde çalışanlar, uzun yol şoförleri vs.), genetik yatkınlık, aşırı dar kıyafetler giymek ve aşırı kilo problemi kıl dönmesi hastalığında risk faktörlerini oluşturmaktadır.

Kıl Dönmesi Kendi Kendine İyileşebilir Mi?

Kıl dönmesi hastalığı kendiliğinden geçebilen bir rahatsızlık değildir. Deri altına yerleşmiş kıl kesesinin operasyonla alınması ve varsa bölgede oluşan kistin (apsenin) temizlenmesi gerekir. Tedavinin ertelenmesi ilerleyen süreçte kişiye şikayetler yaşatabilir.

Lazerle Kıl Dönmesi Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Merkezimizde ameliyatsız lazer yöntemi ile kıl dönmesi tedavisi yalnızca 5-8 dk içerisinde gerçekleşmektedir.

Kıl Dönmesi Vücudun Hangi Bölgelerinde Görülür?

Kıl dönmesi hastalığı sıklıkla kuyruk sokumunda ortaya çıkar. Bunun dışında nadiren de olsa göbek deliği, kasık bölgesi, yüz ve koltuk altında da görülebilmektedir.

Kıl dönmesinde yaş aralığı var mı?

Kıl dönmesi yaş ayrımı yapmaz. Fakat bilinmesi gerekir ki ergenlik döneminden başlayarak sıklıkla 15-40 yaş aralığında görülmesi yüksektir.

Kıl dönmesi vücudumuzun hangi bölgelerinde çıkar?

Kıl dönmesi hastalığı sıklıkla kuyruk sokumunda ortaya çıkar. Bunun dışında nadiren de olsa göbek deliği, kasık bölgesi, yüz ve koltuk altında da görülebilmektedir.

Oturarak çalışmak kıl dönmesi rahatsızlığı yapar mı?

Oturarak çalışan kişilerde makat bölgesine yapılan baskıdan dolayı bölgede biriken kılların cilt içerine girmesinden kaynaklı olarak daha sık görülmektedir.

Kıl dönmesinin bitkisel yollarla tedavisi mümkün müdür?

Kıl dönmesi hastalığı kendiliğinden geçebilen bir hastalık değildir. Bu nedenle doktor tarafından tedavi edilmesi gerekir. Bitkisel çözümler tek başına tedaviye olanak sağlamamaktadır.

Tedavi olmadan önce tahlil yaptırmam gerekir mi?

Hayır. Ameliyatsız kıl dönmesi tedavi öncesinde herhangi bir tahlil yaptırmanıza gerek yoktur.

Yaşlılarda tansiyon, şeker problemi olanlarda ve kan sulandırıcı kullanan hastalarda bu tedavi uygulanır mı?

Sadece kıl dönmesi bölgesine müdahale edildiği ve işlem sürece yalnızca 5 dk sürdüğü için kanama riski çok azdır. Bu nedenle yaşlılarda, kronik ve ilaç kullananlar kişilerde rahatlıkla uygulanabilmektedir.

Kıl dönmesi tedavisi ne kadar sürmektedir?

Merkezimizde ameliyatsız lazer yöntemi ile kıl dönmesi tedavisi yalnızca 5-8 dk içerisinde gerçekleşmektedir.

Muayene geldiğimde tedavi olabilir miyim?

Evet. Ameliyatsız lazer ile kıl dönmesinde, muayeneye geldiğiniz gün içerisinde tedavinizi de olabilirsiniz.

Tedavi sürecinde ağrı veya acı hisseder miyim?

Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi ağrısız ve acısız bir işlemdir.

Kullandığınız yöntemde dikiş atılır mı?

Ameliyatsız lazer yöntemi ile kıl dönmesi tedavisinde dikiş kullanılmamaktadır.

Yurtİl dışından geliyorum tedavi sonrası yolculuk yapabilir miyim?

Tedaviniz bittikten sonra normal hayatınıza rahatlıkla dönüş sağlayabilirsiniz. Oturmanıza veya seyahat etmenize engel hiç bir durum söz konusu değildir.

Kıl dönmesi tedavisindeki başarınızın sırrı nedir?

Kıl dönmesi her kişide farklı şekillerde bulunmaktadır. Bu yüzden merkezimizde hedefe yönelik tedavi ve kişiye özel planlama yapılmaktadır. Alanında 15 yıl tecrübeye sahip uzman hekim ve ekibimiz tarafından ameliyatsız lazer yöntemi ile kıl dönmesi tedavisi uygulanmaktadır.

Nasıl randevu alabilirim?

444 8 623 numaralı telefonu arayarak, 7/24 hizmetinizde olan Çağrı Merkezimizden randevu alabilirsiniz.

Anlaşmalı Kurumlar

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
WhatsApp Hemen Ara