AdresKartaltepe Mah. İncirli Cad. No:26 Bakırköy / İSTANBULÇağrı Merkezi444 8 623

Kıl Dönmesi Belirtileri Ve Tedavisi

Kıl dönmesi hastalığı, kişinin gündelik yaşamını etkileyebilecek birden çok belirti verebilir. Hastalığın ilerlemesini engellemek için öncelikle Proktoloji alanında uzman bir hekime başvurulmalıdır.

Kıl Dönmesi Belirtileri Ve Tedavisi

kıl_dönmesi_belirtileri_tedavisi.jpg

Kıl Dönmesi Nasıl Oluşur?


Kıl dönmesi tıp dilindeki adı ile pilonidal sinüs, çoğunlukla kıl batması ile karıştırılan lakin esasen çok daha farklı ve sancılı bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Kıl dönmesinin, dışarıdan vücuda bir şekilde giriş sağlayan kılların yarattığı bir rahatsızlık olduğunu söylemek mümkündür. Bu kıllar kişinin; sırtından, ensesinden ya da saçlarından oluşabilmektedir. Dökülen bu kılların vücutta çoğunlukla kuyruk sokumunda ya da bir diğer tabiri ile intergluteal oluk denilen bölgede birikmesi ve zamanla kişinin oturması, kalkması, yürümesi gibi hareketlerle sürtünme sebebiyle deriden içeri girerek yerleşim sağlamasıdır. Kıl dönmesi belirtileri, sadece vücutta kuyruk sokumunda değil; göbek, koltuk altı, yüz ve kasık bölgesinde de oluşum gösterebilir. Derinin içinde yerleşim gösteren bu kıllar, adeta orada bir yuva kurarlar. Öyle ki içeride biriken kıllar apse dolu bir şişlik oluşturarak bölgede kızarık bir yapı meydana getirirler.

AYAKTAN, YATIŞ GEREKTİRMEYEN Kıl Dönmesi Tedavisini Görmek İçin TIKLAYINIZ

Kıl Dönmesi Belirtileri

Genel yargıya göre, Pilonidal Sinüs çoğunlukla erkeklerde daha çok görüldüğü düşünülen bir hastalıktır. Fakat kıl dönmesi rahatsızlığı özellikle 15-35 yaş grubundaki kadınları ve erkekleri risk grubunun içerisinde bulundurmaktadır. Bu makat rahatsızlığının erkeklerle bu kadar bağdaştırılmasının bir sebebi olarak da kıl dönmesi oluşumunun başlamasındaki etkenlerden birinin dışarıdan bir şekilde vücuda temas sağlayıp cildin altına yerleşen kılların, kalın ve sert bir yapıda olmasının rahatsızlığın oluşması açısından oldukça etkili bir faktörü yaratıyor olmasıdır. Bu rahatsızlığın oluşumunda genetik yatkınlık da önem arz edebilmektedir.

Kıl dönmesinin oluşmasına neden olan birçok etken bulunmaktadır. Özellikle kişinin sağlık açısından olması gereken kilonun üzerinde fazlasıyla olması (obezite) bununla birlikte aşırı terleme kıl dönmesi rahatsızlığının oluşması açısından uygun ortamı hazırlayan faktörlerden birini temsil eder. Ayrıca kişinin, günlük yaşantısında sürekli dar kıyafetler tercih ediyor olması kıl dönmesine istemeden de olsa bir nevi davetiye çıkarmasına neden olabilmektedir.

AMELİYATSIZ LAZERLE Kıl Dönmesi Tedavisinin Avantajlarını İçin TIKLAYINIZ

Bu makat rahatsızlığında bir diğer risk grubunu da sedanter yani hareketsiz yaşamı tercih edenler oluşturuyor. Özellikle sürekli oturarak çalışanlar (bankacılar, memurlar, şoförler, pilotlar vb.) kıl dönmesi rahatsızlığının çoğunlukla oluşum göstermeyi sevdiği bir grubu temsil etmektedir.

Genç yaş grubunun hastalığı olarak nitelendirilen kıl dönmesi, ergenlik dönemindeki bireylerde oluşum göstermeye de oldukça yatkındır. Ergenlik döneminde vücutta artmaya başlayan kıl yoğunluğu gerekli hijyen sağlanmadığında kişinin kendini pilonidal sinüs hastalığının içinde bulmasına yol açabilir. Ergenlik döneminde başlayan hormonal değişimler bu makat hastalığının oluşumuna etki edebilmektedir.

Yaş, cinsiyet ve hayat şartlarının kıl dönmesini etkileyebileceği gibi kişinin kıl yapısının da kıl dönmesinin oluşumunda etkisi bulunmaktadır. Kalın, sert, ve yoğun bir yapıda bulunan kıllar düştüğü ve uzun süre boyunca kaldığı bölgede, derinin altına yerleşmeye çok daha müsait olabilmektedir. Fakat bu kılların belirli aralıklarla alınması ve bu oluşumun çoğunlukla görüldüğü nokta olan kuyruk sokumunun temizleniyor olması, kıl dönmesinin oluşmasını engelleyebilir.

Kıl Dönmesine Bağlı Görülebilen Semptomlar

Tıp dilindeki ismiyle pilonidal sinüs, kişide oluşmaya başladığı zaman birçok farklı şekilde “Ben buradayım.” sinyallerini verebilir. Genellikle hastaların ilk aşamada kendilerinde herhangi bir farklılık hissetmedikleri görülmüştür. Lakin ilerleyen aşamalarda hastalar, kıl dönmesinin oluştuğu noktada şişlik ve beraberinde enfeksiyona bağlı akıntı oluşumunu gözlemlerler. Çoğunlukla bu aşamada hastalar var olan akıntıyı iç çamaşırlarına bulaştığında fark edebilmektedirler.

Kıl dönmesinin sebep olduğu apseden kaynaklı olarak ortaya çıkan akıntının kötü kokuya sahip olması ile de hastaları oldukça rahatsız edebilmekte ve endişelendirebilmektedir. Bu akıntı bazen kanlı bir şekilde gözlemlenebilir. İçi enfeksiyon dolu apseden gelen akıntı, bölgenin kaşınmasına da yol açabilmektedir. Kaşıntı ile birlikte bölgenin tahriş olması oldukça olası bir durumdur.

Kıl dönmesi belirtileri arasında yer alan bölgede oluşan kötü kokunun nedeni bölgede oluşan iltihabın apse halini almış olması ve bunun sonucunda ortaya çıkan akıntının mikroplarla birleşmesi kötü kokunun oluşmasına neden olabilmektedir.

Kıl Dönmesi Belirtileri Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ

Kıl dönmesi rahatsızlığı ilerleyen süreçlerde kişiye verdiği yoğun ağrı semptomları ile de oldukça rahatsız edici bir duruma dönüşebilmektedir. Öyle ki kişi, bu makat hastalığının neden olduğu yoğun ağrı sebebiyle günlük sıradan iş ve eylemlerini yapmakta güçlük çekebilir hatta yapamaz bir hale bile gelebilir. Özellikle kuyruk sokumunda oluşum gözlemlenen hastaların oturma, kalkma, yürüme ve yatma gibi sıradan eylemleri yaparken ağrı sebebiyle oldukça zorluk yaşayabileceği bilinmektedir.

Kıl dönmesi oluşumunun görüldüğü bölgede şişlik oluşumu gözlemlenebilir. Şişlikle birlikte kıl dönmesinin yer aldığı bölgede kılların girmesinden kaynaklı olarak delik ya da delikler de gözlemlenebilmektedir. Bölgede yer alan şişlik, içeriye giren kılların çoğalması ile büyümeye devam edebilmektedir.

Kıl Dönmesi Tedavisi

Kıl dönmesi rahatsızlığı ile karşılaşan hasta, ilk aşamada bu hastalığın fazla belirti vermemesi ile birlikte önemsemeyerek tedavi yoluna girmeyebilir. Hatta toplumda oldukça yaygın görülebilen ve diğer deri hastalıkları ile de karıştırılabilen kıl dönmesi rahatsızlığını hastalar, hem kendince yorumlayarak hem de çevre yorumlamaları ile kendi kendine geçmesini ve bölgenin eski haline dönmesini bekleyebilir.

Kıl dönmesi tedavisi için doktorlardan önce aktarların tercih edilmesi de oldukça karşılaşılan yanlış bir durumdur. Özellikle kıl dönmesinin kuyruk sokumunda görülmesi hastaları tedaviyi kendi kendilerine bulmaya itebilmektedir. Hastaların yöneldiği bitkisel yöntemler bu rahatsızlığın ancak bölgede daha da büyümesine ve bu ağrılı şiş bölgenin hastayı günlük yaşantısından alıkoyacak raddeye getirmesine yol açabilmektedir.

Kıl dönmesinin oluşum gösterdiği bölgenin kırmızı, şiş ve apseli görüntüsüyle ilk aşamada bir sivilceyi andırdığı söylenebilir. Lakin kıl dönmesinin oluşturduğu apse hasta tarafından kesinlikle sıkılmamalıdır. Bu apsenin sıkılması halinde kıl dönmesinin oluştuğu bölge diğer hastalıklara karşı da çok daha savunmasız konuma gelebilir.

Kıl Dönmesinde Ameliyatsız Lazer Tedavisi

Kıl dönmesinin tedavisi için klasik cerrahi işlem ile de tedavi olunabileceği gibi günümüzde artık deyim yerindeyse “neşter” olmadan ameliyatsız yöntemlerle sağlığa kavuşmak mümkün olabiliyor. Klasik cerrahi işlemlerle yapılan ameliyatların hem öncesinde hem de sonrasında yapılmak durumunda olunan birçok işlem hastaların tedaviden uzaklaşmasına neden olabileceği gibi aynı zamanda sosyal hayatlarını da bir süre etkileyerek hastanın tedaviden almak istediği sonucu hemen alamamasına ve aktif yaşantısına hızlı bir şekilde dönüş sağlayamamasına neden olabilmektedir.

Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde klasik cerrahi işlem yönteminin verdiği yorucu süreç yerine ameliyatsız yöntemler sık sık tercih ediliyor. Ameliyatsız işlemlerden lazer yöntemiyle uygulanan mikro sinüsektomi ve fenol tedavi şekli hastanın günlük yaşantısına hızla geri dönmesine imkân sağlar.

Kıl dönmesi tedavisi konusunda hastanın kendi kendine tedavi aramaması oldukça önem arz etmektedir. Bu tarz yöntemler ancak hastalığın ilerlemesine ve hastanın çok daha yorulacağı süreçlere girmesine neden olabilmektedir. Hastanın kıl dönmesi belirtilerini fark etmesi ile muhakkak bir uzman hekime danışması ve tedavi sürecini de doktoru ile birlikte değerlendirmesi gerekmektedir. Bu alanda uzmanlığı açısından ilk önce danışılması gereken kişiler Proktoloji hekimleri olarak yer almaktadır.



Proktoloji Merkezi





444 8 623




Copyright 2020 © Telif Hakları Avrupa Cerrahi Sağlık Merkezi Limited Şirketine Aittir


Open chat
Whatsapp Canlı Destek
Powered by