AdresKartaltepe Mah. İncirli Cad. No:26 Bakırköy / İSTANBULÇağrı Merkezi444 8 623

Kuyruk Sokumunda İltihap

Kuyruk sokumunda iltihap şikayeti genellikle Kıl Dönmesinin bir sonucu olarak meydana gelebilir. Belirtiler ile karşılaşıldığında bir hekime danışılmalıdır.

Kuyruk Sokumunda İltihap

kuyruk_sokumunda_iltihap.jpg

Kuyruk Sokumunda İltihap Nedenleri


Kuyruk sokumunda iltihap oluşması şikayeti, genellikle kıl dönmesi hastalığına bağlı olarak gelişir. Nadiren görülen durumlarda ise osteomiyelit adı ile anılan, kemik iliği iltihabına bağlı olarak meydana çıktığı da gözlemlenmiştir. 

Tıp literatüründe Pilonidal Sinüs adı verilen kıl dönmesi hastalığı, kuyruk sokumunda biriken kıllar, saç telleri, tüyler ve bu bölgede birikebilecek olan elbise tozlarının, cilt dokusunu delerek cilt altında birikmesi sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.

AYAKTAN, YATIŞ GEREKTİRMEYEN Pilonidal Sinüs Tedavisi Videosunu İzlemek İçin TIKLAYINIZ

Kıl dönmesinin oluşumunda kişisel bakım kurallarının ihmal edilmesi önemli bir faktör olarak karşımıza çıkar. Kuyruk sokumu bölgesi genelde kapalı bir bölge olduğu için bu bölgede terlemeye bağlı olarak nemlenme görülebilir. Günlük aktiviteler esnasında, kıyafetlerin cilde sürtünmesi ile kuyruk sokumundaki cilt dokusu tahriş olur. Bunun sonucu olarak tahriş olmuş cilt dokusunda yanma, batma ve kaşınma hissi ortaya çıkar. Bu sırada kaşınmaya bağlı olarak cilt daha çok tahrişe uğrar ve bu nedenle kuyruk sokumunda birikmiş olan kıllar, rahat bir şekilde cilt altına geçebilirler. Sonrasında ise eğer günlük bakım kuralları ihmal edilmeye devam edilirse, kuyruk sokumu bölgesine düşen kıllar cilt altına girmeyi sürdürerek, o bölgede bir kıl birikintisi oluşmasına neden olur. Kılların girdiği, ciltte açılan deliğe sinüs ağzı denilmektedir ve kuyruk sokumunda yer alan bu delik, hastalığın ilerleyen evrelerinde gözle rahat bir şekilde görülebilir. Kuyruk sokumunun orta hattında yer alan delikler giriş ağzı olarak, orta kısmın çevresinde bulunanlar ise çıkış noktası kabul edilir.

Kuyruk Sokumuna İltihap Nasıl Oluşur?

AMELİYATSIZ LAZERLE Kıl Dönmesi Tedavisinin Avantajlarını Görmek İçin TIKLAYINIZ

Sinüs ağzından geçmek suretiyle cilt altında birikmiş haldeki kıl yumağının, vücuttan atılması veya eritilmesi için üzeri kistik bir kese ile kaplanır. Bu kese içinde üretilen sıvılar, kılları yok etmeye yetmez, fakat yine de vücudumuz bu döngüyü sürdürmeye devam eder. Birtakım sebepler sonucunda kese zaman içerisinde deforme olur ve içinde yer alan sıvı, cilt altında birikmeye başlar. Sonrasında ise kuyruk sokumunda var olan kıl dönmesine bağlı olarak açılmış deliklerden bu akıntılar dışarı sızar. Bu son aşama ile kıl dönmesi hastalığı oluşumunu tamamlamış olur.

Yukarıda bahsi geçen belirtiler dikkate alınmadığında, cilt altında biriken vücudun ürettiği sıvı zamanla iltihabik bir hale dönüşmeye başlar. Böylece akıntılar, iltihap ve kanla karışık olarak gelir. Kuyruk sokumunda oluşmuş olan şişlik ve kızarıklık artarak, bu bölgede hissedilen ağrıyı da arttırır. Ortaya çıkan bu duruma ise apseli kıl dönmesi denilmektedir.

Kıl Dönmesi Apse Yapar Mı? 

Kıl Dönmesi Hakkında Ayrıntılı Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ

Kıl dönmesinde kısa süre içinde apseleşme görülebilir. Bu nedenle hasta şikayetinin sadece kuyruk sokumundaki bir iltihap olduğunu düşünerek, bir doktora danışmak yerine beklemeyi tercih eder. Apsenin kendiliğinden geçmesini beklemek hasta için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Uzman bir müdahale olmadan boşalan apselerde, cilt altında mutlaka bir miktar iltihap kalma olasılığı vardır. Bu durum, apsenin boşaldığı alandaki dokuda nekroz oluşumu riskini açığa çıkartabilir.  

Apseli kıl dönmesi rahatsızlığı olan kişi, sadece apse olduğunu sanıp hekime gitme kararını erteler. Fakat tam olarak boşalmayan apse ve apsenin oluşmasına neden olan asıl kıl kesesi nedeniyle, apse belli aralıklarla muhakkak tekrarlar. Kıl dönmesi tedavi edilmediği müddetçe bu problem devam eder.

Bu noktada önemli olan mutlaka Proktoloji alanında uzman bir hekime danışmaktır. Sorun yalnızca apse bile olsa, bir hekim tarafından kontrol edilmelidir. Apse drenajları steril bir ortamda, steril aletlerle kullanılarak gerçekleştirilmeli ve apsenin oluştuğu bölge tamamen iltihaptan temizlenmelidir. Sonrasında her ihtimal düşünülerek verilen antibiyotik tedavileri aksatılmamalıdır.

Eğer sorunun kaynağı kıl dönmesi ise mikrosinüsektomi sayesinde aynı anda hem apseye, hem de kıl dönmesine müdahale edilebilir. Klasik yöntemler aynı anda iki işlem için uygun değildir. Önce apse tedavisi yapılıp sonrasında kıl dönmesi tedavi edilir. Bu da hasta için ciddi bir zaman kaybına yol açar. Ancak ameliyatsız kıl dönmesi tedavilerinde kıl dönmesinin apseleşmiş olması, kıl dönmesi tedavisine engel teşkil etmez. Lokal anesteziyle 5-8 dakika içinde hem apse boşaltılıp, hem de kıl dönmesi problemi rahatlıkla çözülebilir. Hasta hiç iş gücü kaybı yaşamadan, iyileşme sürecini kısa zamanda tamamlayarak normal hayatına devam eder.



Proktoloji Merkezi





444 8 623




Copyright 2020 © Telif Hakları Avrupa Cerrahi Sağlık Merkezi Limited Şirketine Aittir


Open chat
Whatsapp Canlı Destek
Powered by