AdresMerkez Şube: Bakırköy / Şube 2: KadıköyÇağrı Merkezi444 8 623

Mikro Sinüsektomi Yöntemi

En güncel tedavi yöntemlerinden mikro sinüsektomi yöntemi, kıl dönmesi hastaları tarafından avantajları dolayısıyla sıklıkla tercih edilmektedir.

Mikro Sinüsektomi Yöntemi

Mikro-Sinüsektomi-Yöntemi-2.jpg

Mikro Sinüsektomi Yöntemi İle Tedavi


Mikro sinüsektomi yöntemi, Kıl Dönmesi rahatsızlığının ameliyatsız tedavi yöntemlerinden biridir. Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs) hastalığının yapı itibari ile ilaç, krem gibi geçici çözümler ile tam anlamı ile iyileşme sağlayabilmesi pek de mümkün değildir. Günümüz koşullarında birçok tedavi yöntemi bulunmaktadır. Ameliyatla yapılan kıl dönmesi operasyonlarında tam anlamı ile kalıcı bir çözüm sağlanamamaktadır. Bu nedenle sağlık teknolojisinin getirmiş olduğu yeniliklerden mikro sinüsektomi yöntemiyle artık kıl dönmesinin tedavisi kolaylıkla gerçekleşebilmektedir. Kıl dönmesi sorunları ile karşılaşıldığında öncelikli olarak yapılması gereken hastaya en avantaj sağlayacak ve hasta için en etkili olan yöntemle tedavi olmaktır.

AYAKTAN, YATIŞ GEREKTİRMEYEN Kıl Dönmesi Tedavisi Nasıl Olur İzlemek İçin TIKLAYINIZ

Mikro sinüsektomi yöntemi ile tedavi şekli en güncel ve avantajları dolayısıyla hastalar tarafından sıklıkla tercih edilen, makatta (popoda) kıl dönmesi rahatsızlığını tedavi edebilen ameliyatsız bir uygulamadır.

Kıl Dönmesinde Apse Oluşumu?

Kıl dönmesi hastalığı, intergluteal sulkusta biriken kılların, bir matkap görevi üstlenmiş gibi cilt altına girerek ilerlemesi ile bölgede kistik bir yapı oluşturur. Bu kistik yapı reaksiyonel olarak gelişir ve ele gelebilen sert bir oluşuma sebebiyet verir. Vücut ise dış etkilere, yabancı cisimlere karşı kendini korumak için bu kıl veya tüy taneciklerini engellemek adına bir savunma sistemi içerisinde bölgede bir kapsül oluşturur. Bu kapsül yabancı cisimleri sınırlandırmak adına kurulan cilt altına yerleşen kıl taneciklerini bir arada tutar. Vücut savunma amaçlı olarak yabancı cisimleri parçalamaya, engellemeye yönelik bir sıvı meydana getirir.

Oluşan reaksiyonel sıvı, bölgedeki giriş deliklerinden zamanla dış bölgeye doğru akıntı tarzında belirtiler ortaya çıkarır. Bazen ise hiç akıntı vermeden elle hissedilir ve gözle görülebilecek büyüklükte olabilir. Ortaya çıkan bu sertlik, şişlik ve apse oluşumu gibi bir takım etkilere de neden olabilir. Bu apse oluşumu kişiyi rahatsız edecek boyutta şikayetler ortaya çıkarır.Bu nedenle kıl dönmesi, belirti göstersin veya göstermesin tedavi edilmesi gereken bir makat hastalığıdır.

Belirtildiği üzere bu hastalığın tedavisi için uygun olan mikro sinüsektomi yöntemi ile tedavi şeklinde cilt altına yerleşen kılların oluşturduğu kapsül denilen zarla çevrili olan yapının, dokulara zarar vermeden tamamıyla o bölgeden çıkarılması işlemidir. Giriş delikleri ve kılları saran bu kapsül ve içerisi, düzgün bir şekilde lazer yöntemi ile bölgeden çıkarılmaktadır. Bilinmesi gerekir ki uygulanan bu tedavi şeklinde lazer yöntemi kullanılması kişiye oldukça rahatlık ve çok fazla avantaj sağlamaktadır.

Ameliyat yöntemi ile kıl dönmesi (pilonidal sinüs) tedavisinde yapılan kesi boyutu ve büyüklüğü yaklaşık olarak 30 cm’e kadar çıkabilmektedir. Bu nedenle hastaların tercihleri açısından kesi ve dikişe ihtiyaç duyulmayan ameliyatsız lazerle mikro sinüsektomi yöntemi daha avantajlıdır.

AMELİYATSIZ LAZERLE Kıl Dönmesi Tedavisinin Avantajlarını Okumak İçin TIKLAYINIZ

Mikro Sinüsektomi Yöntemi İle Kıl Dönmesinin Tedavisi

Ameliyatsız lazer yöntemi ile uygulanan tedavi şekilleri içerisindeki mikro sinüsektomi yöntemi, kısa sürede sadece lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Böylece hasta gün içerisinde sosyal yaşantısına geri dönebilmektedir. Bölgede görülen birden fazla pilonidal sinüsün tedavisi için de herhangi bir şekilde ek tedavi gerektirmeden, tek bir tedavi işlemi ile tümünün çıkarılması mümkün olmaktadır.

Ameliyatsız lazer yöntemi, öncelikli olarak genel anestezi altında gerçekleşmediğinden dolayı hastaya zor anlar yaşatmaz ve de herhangi bir şekilde yan etki vermemektedir. Ameliyat yönteminde uygulanan sürekli ve devamlı yapılan pansumanlar, ameliyatsız lazer yönteminde daha azdır. Klasik cerrahi yöntemlerle gerçekleşen tedavilerde dokular, kesi ve dikiş uygulamasıyla zarar görebildiğinden iyileşmenin uzamasının yanı sıra kişiye estetik açıdan da rahatsızlık verebilmektedir. Lazer yöntemi ile uygulanan tedavi şeklinde ağır bir operasyon olmadığı için hastanın hastanede yatmasına gerek kalmaz. Kısa süreli dinlenmenin ardından kendi başına, hareketlerinde hiç bir kısıtlama olmadan sosyal yaşantısına geri dönebilmektedir. İş gücü kaybı görülmeksizin uygulandığı için herhangi bir şekilde aylar süren istirahate gerek kalmaz. Tekrarlama riski yok denilecek kadar azdır.

Makatta (Popoda) Kıl Dönmesi Ve Mikro Sinüsektomi Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ

Mikro sinüsektomi yöntemi ile tedavi sonrasında dikkat edilmesi gereken en hassas olan konu bölgenin hijyeninin doğru ve düzgün bir şekilde yapılmasıdır. Kendiliğinden geçebilen bir hastalık olmadığını unutmamak gerekir. Bu nedenle mutlaka Proktoloji uzmanı bir hekim tarafından muayene edilip tedavi yoluna gidilmelidir.



Proktoloji Merkezi





444 8 623




Copyright 2020 © Telif Hakları Avrupa Cerrahi Sağlık Merkezi Limited Şirketine Aittir


WhatsApp
Canlı Soru Sormak İstiyorum