AdresKartaltepe Mah. İncirli Cad. No:26 Bakırköy / İSTANBULÇağrı Merkezi444 8 623

Makatta (Popoda) Kıl Dönmesi Ve Mikro Sinüsektomi

Mikro sinüsektomi ile popodaki kıl dönmesi tedavisi, yenilikçilik açısından oldukça başarılı bir düzeye gelen ve bu rahatsızlığı ortadan kaldıran bir uygulamadır.

Makatta (Popoda) Kıl Dönmesi Ve Mikro Sinüsektomi

makatta-popoda-kıl-dönmesi-1200x500.jpg

Makatta (Popoda) Kıl Dönmesi


Makatta (popoda) kıl dönmesi ya da bir diğer tabiri ile pilonidal sinüs, vücutta dökülen sırt ve ense kılları ile saçların çoğunlukla kuyruk sokumu bölgesinde birikip, zamanla derinin altına yerleşerek içi kıl dolu şiş ve apseli bir yuvayı oluşturmasıdır.  Kıl dönmesinin oluşumlarının yaklaşık yüzde 80’i makatta, kuyruk sokumunda gösterebilirken; koltuk altında, kasık bölgesinde, yüzde ve göbek çevresinde de oluşum gösterebilen bir rahatsızlıktır.

AYAKTAN, YATIŞ GEREKTİRMEYEN Kıl Dönmesi Tedavisi Nasıl Olur İzlemek İçin TIKLAYINIZ

Makatta (popoda) kıl dönmesi toplumda oldukça yaygın görülebilen bir rahatsızlıktır. Özellikle genç nüfusta daha fazla görüldüğü gözlemlenen bu hastalık, 15-35 yaş aralığındaki kadınları ve erkekleri etkisi altına alabiliyor. Yaş unsurundan ziyade, rahatsızlığının oluşumuna zemin hazırlayan başka birçok etken daha bulunmaktadır. Bunlardan ilki kişisel hijyenin sağlanması olarak karşımıza çıkıyor.  Bu noktada vücutta çıkan kılların düzenli olarak alınıyor olması büyük önem taşıyor. Bununla beraber vücutta özellikle kuyruk sokumu ya da makat (popo) bölgesinde biriken kılların temizlenmesi de bu rahatsızlığın önüne geçilmesi açısından büyük bir etkiye sahip olmuş oluyor.

AMELİYATSIZ LAZERLE Kıl Dönmesi Tedavisinin Avantajlarını Okumak İçin TIKLAYINIZ

Sosyal hayatta kişilerin hareketsiz (sedanter) bir yaşayış biçimini benimsemesi kıl dönmesinin nedeni olarak oluşumunu tetikleyebilir. Özellikle kilolu ve aşırı terleyen erkeklerde, oluşumunun görülme sıklığı daha da fazla ön plana çıkabiliyor. Günlük yaşantıda tercih edilen dar kıyafetler de kıl dönmesinin makatta yerleşim göstermesine yardımcı olan bir faktör olarak bu hastalığın oluşumuna sebebiyet verebiliyor. Yaptığı meslek sebebiyle günün büyük bir kısmını oturarak geçiren kişiler ve yaşanılan hormonal değişimler de yine kıl dönmesinin oluşmasına neden olabilecek etkenler arasında yer alabilmektedir.

Nerelerde Görülür?

Makatta (popoda) kıl dönmesi oluşumu bölgenin bulunduğu konum ve yapı itibari ile rahatsızlığın en çok gözlendiği yer olarak karşımıza çıkmaktadır. Ense, sırt ve saç kıllarının bölgede sıkışması ve zamanla derinin altına yerleşmesi makat etrafında çok daha kolay bir şekilde gerçekleşebilmektedir. Zamanla makatta biriken kıllar adeta bir matkap etkisiyle derinin altına giriş sağlayarak kişiye yine yavaş yavaş ve zaman alan bir şekilde belirtilerini hissettirmeye başlayabilir. Öyle ki ilk aşamada sadece makatta bir kızarıklık fark edilirken sonrasında bölgenin apseleşerek şişmesi ve kişinin günlük yaşantısında yaptığı sıradan hareketleri yapamaz hale gelmesi oldukça olası bir durum olabilmektedir.

Makattaki oluşan apse, şişlik sebebiyle hastalar, iç çamaşırında kötü kokulu ve bazen kanın da eşlik ettiği akıntıları fark edebilirler. Bu rahatsızlığın iltihaplı bir yapı oluşturmasından kaynaklı hastalarda ateş ve bulantı gibi semptomlar da baş gösterebilmektedir. Bununla birlikte hastalar, bölgede var olan kitle oluşumu ile çukur bir görüntüyle yüz yüze gelebilmektedir.

Bu makat rahatsızlığının bölgede oluşması ve ne yazık ki tedavinin uzunca bir süre ertelendiği durumlarda hastalar yaşadıkları ağrı sebebiyle yatmak, kalkmak, yürümek, oturmak gibi sıradan eylemleri gerçekleştirirken bile büyük bir acı ile karşı karşıya kalabilmektedir. Tedavinin ertelendiği durumlarda kıl dönmesinin oluştuğu noktada kıl girişlerini temsil eden deliklerden başka kıllarında içeriye yerleşmesi ile olur. Böylelikle bölgedeki şişliğin giderek büyümesi mümkün olabilmektedir.

Makatta Kıl Dönmesi Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin TIKLAYINIZ

Makatta (Popoda) Kıl dönmesi Kendiliğinden Geçer Mi?

Makattaki kıl dönmesi ile karşılaşan hastaların, bu rahatsızlığın kendiliğinden yok olmasını beklememesi gerekir. Öyle ki cildin altına yerleşerek orada deyim yerindeyse yuva oluşturan kılların bölgeden temizlenmeden ortadan kaybolması neredeyse imkansızdır. Rahatsızlığın kendiliğinden geçmediği gibi hastaların giriştiği bitkisel çözümler de kesin tedavi için olanak sağlayamamaktadır. Bu tarz denenmekte olan bitkisel çözümler yalnızca tedavinin başlama sürecini uzatarak hastanın ilerleyen süreçte çok daha fazla sıkıntılı ve yorucu süreçlere girmesine neden olabilecektir.

Hastalığın oluşumu gözlemlendiği zaman hastanın bir uzman hekimden yardım alması en doğru seçenek olacaktır. Makatta kıl dönmesinin tedavisi için birçok yöntem mevcut olup artık günümüzde bu konuda ameliyatsız yöntemler çoğunluklu olarak tercih edilmektedir. Klasik cerrahi işlemle yapılan ameliyatlı tedavide yaşanan zorluklar hastanın sosyal hayatına dönmesini geciktirebileceği için hastalar çok daha kısa sürede sağlıklarına kavuşabilecekleri ameliyatsız yöntemlere daha sıcak bakmaktadır.

Makatta (popoda) kıl dönmesi tedavisinde ameliyatsız bir yöntem olarak lazerle yapılan mikro sinüsektomi uygulaması oldukça ön plandadır.

 

Mikro Sinüsektomi Yöntemi İle Tedavi

Pilonidal sinüs hastalığı yapı itibari ile ilaç, krem gibi geçici çözümler ile tam anlamı ile iyileşme sağlayabilmesi pek de mümkün değil. Günümüz koşullarında birçok tedavi yöntemi bulunmaktadır. Ameliyatla yapılan günümüze kadar gelen, geliştirilen kıl dönmesi operasyonlarında tam anlamı ile kalıcı bir çözüm sağlanamamaktadır. Bu nedenle geriye teknolojinin de getirmiş olduğu yeniliklere de bakıldığı zaman bu yöntem ile artık popoda çıkan kıl dönmesinin tedavisi gerçekleşebilmektedir. Kıl dönmesi sorunları ile karşılaşıldığında öncelikli olarak yapılması gereken hastaya en avantaj sağlayacak ve hasta için en etkili olan yöntemi bilmek gerekir.

Mikro sinüsektomi yöntemi ile tedavi şekli yenilikçilik açısından oldukça başarılı bir düzeye gelen ve rahatsızlığını ortadan kaldırabilen ameliyatsız bir uygulamadır. Bu nedenle eski yöntemlere göre daha çok üstünlük içeren bir tedavi şekli olarak karşımıza çıkıyor.

Popoda oluşan bu rahatsızlığın da kıl veya tüy taneciklerinin sırt, bel, ense, saç gibi vücut üzerinden dökülmesi ile intersulkus adını vermiş olduğumuz iki kaba et parçası üzerinde oluşabilen delik veya deliklerden içeriye girmesi ile gerçekleşir. Vücut bölgeye gelen kıl veya tüy taneciklerinin hareketleri sonucunda kuyruk sokumu bölgesinde cilt altına yerleşmesi ile oluşur.

Kıl Dönmesinde Apse Oluşumu?

Bir matkap görevi üstlenmiş gibi vücut içerisine cilt altına giren kılların ilerlemesi ile kistik bir yapı oluşturur. Bu kistik yapı reaksiyonel olarak gelişir ve ele gelebilen sert bir oluşuma sebebiyet verebilir. Vücut ise dış etkilere, yabancı cisimlere karşı kendini korumak için gelen kıl veya tüy taneciklerini engellemek adına bir savunma sistemi içerisinde kapsül oluşturur. Bu kapsül yabancı cisimleri sınırlandırmak adına kurulan cilt altına yerleşen kıl taneciklerini bir arada tutar.

Vücut savunma amaçlı olarak yabancı cisimleri parçalamaya, engellemeye yönelik sıvı meydana getirir. Oluşan reaksiyonel sıvı, bölgedeki giriş deliklerinden zamanla dış bölgeye doğru akıntı tarzında belirtiler ortaya çıkarır. Bazen ise hiç akıntı vermeden ele gelebilen ve gözle görülebilecek büyüklükte olabilir. Ortaya çıkan bu sertlik, şişlik ve apse oluşumu gibi bir takım bulgulara yer verebilmektedir. Bu nedenle kıl dönmesinin belirti göstersin veya göstermesin tedavi edilmesi gereken bir makat hastalığı olarak bilinir. Dönmenin oluşmasına zemin hazırlayan bu apse oluşumu kişiyi rahatsız edecek boyutta şikayetler ortaya çıkarır.

Belirtildiği üzere bu hastalığın tedavisi için uygun olan sinüsektomi ile tedavi şeklinde cilt altına yerleşen dokulara zarar vermemesi için kapsül denilen zarla çevrili olan bölgenin, tamamıyla kapsülle birlikte o bölgeden çıkarılması işlemidir. Giriş delikleri ve kılları saran bu kapsül ve içerisi, düzgün bir şekilde lazer yöntemi ile bölgeden çıkarılmaktadır. Bilinmesi gerekir ki uygulanan bu tedavi şeklinde lazer yöntemi kullanılması kişiye oldukça rahatlık ve çok fazla avantaj sağlar hale gelebilmektedir.

Ameliyat yöntemi ile kıl dönmesi (pilonidal sinüs) tedavisinde yapılan kesi boyutu ve büyüklüğü yaklaşık olarak 30 cm’e kadar çıkabilmektedir. Bu nedenle hastaların tercihleri açısından oldukça düşük sırada yer alır.

Ameliyatsız Lazer Yöntemi İle Kıl Dönmesinin Tedavisi

Ameliyatsız lazer yöntemi ile uygulanan tedavi şekilleri içerisinde mikro sinüsektomi de kısa sürede sadece lokal anestezi altında gerçekleşmesi ile hasta gün içerisinde kendi yaşantısına geri dönebilmektedir. Bölgede görülen birden fazla pilonidal sinüsün tedavisi için herhangi bir şekilde ek tedavi gerektirmeden işlem içerisinde tümünün çıkarılması ile uygulanmaktadır.

Ameliyatsız yöntem ile yapılan makatta (popoda) kıl dönmesinin tedavisinin ameliyatlı uygulanan tedavi şekillerine göre daha çok üstünlük gösteren başarıları yer almaktadır. Öncelikli olarak genel anestezi altında gerçekleşmediğinden dolayı hastaya zor anlar yaşatmaz ve de herhangi bir şekilde yan etki vermemektedir. Ameliyat yönteminde uygulanan sürekli ve sıklıkla yapılan pansumanlar ameliyatsız lazer yöntemi ile tedavisinde hekimin muayene sonrasında belirlemiş olduğu kadar yapılmaktadır. Ameliyat yöntemi ile dokunun açılarak alınması ile gerçekleşen tedavi şeklinde görsel anlamda dahi bile kişiye oldukça rahatsızlık hissi yaşatabilir. Lazer yöntemi ile uygulanan tedavi şeklinde herhangi bir kesi veya dikiş izi olmadan kişinin kendi başına hastanede yatmasına gerek kalmaz. Kısa süreli dinlenmenin ardından kendi başına hareketlerinde hiç bir kısıtlama olmadan sosyal yaşantısına geri dönebilmektedir. İş gücü kaybı görülmeksizin uygulandığı için herhangi bir şekilde aylar süren istirahate gerek kalmaz. Tekrarlama riski yok denilecek kadar az olur.

Mikro sinüsektomi yöntemi ile tedavi sonrasında dikkat edilmesi gereken en hassas olan konu bölgenin hijyeninin doğru ve düzgün bir şekilde yapılmasıdır. Kendiliğinden geçebilen bir hastalık olmadığını unutmamak gerekir. Bu nedenle mutlaka proktoloji uzmanı bir hekim tarafından muayene sonrasında tedavi gerektirebilecek bir makat hastalığı olarak bilinmektedir.

 

 



Proktoloji Merkezi





444 8 623




Copyright 2020 © Telif Hakları Avrupa Cerrahi Sağlık Merkezi Limited Şirketine Aittir


Open chat
Whatsapp Canlı Destek
Powered by