fbpx
  • MERKEZ ŞUBE: BAKIRKÖY / ŞUBE 2: KADIKÖY
  • 444 8 623

Genital Siğil (HPV Virüsü) Nedir?

Genital siğil hastalığı, HPV adı verilen Human Papilloma Virüsünün bulaşması sonucunda genital bölgede ya da makat bölgesinde görülen viral bir hastalıktır. Çoğunlukla cinsel temas yoluyla bulaştığı bilinen hastalık hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilmektedir. Yapılan araştırmalara göre yetişkin kadın ve erkeklerin yüzde 60’ında bir dönemliğine HPV virüsü ve genital siğil ile karşılaşıldığı ortaya konmuştur.

HPV virüsü, tensel temas ile hücre içine yerleşir. Başlangıçta kuluçka evresi denilen dönemde genital siğil oluşumları gözlenmeyebilir. Belirli bir süre geçtikten sonra ise zaman zaman et beni, sivilce ya da karnabahar görünümünde kabarıklar şeklinde cilt üzerinde belirtiler ile karşılaşılmaktadır.

Genellikle bağışıklık sisteminin düşmesine bağlı olarak bu belirtiler ile karşılaşılabilir. Yalnızca cilt üzerinde değil aynı zamanda mukoza üzerinde de yayılım gösteren lezyonlara da rastlanabilmektedir.

HPV virüsünün bir belirtisi olarak karşımıza çıkan genital siğiller, kadınlarda rahim ağzı (serviks) kanserine, erkeklerde ise makat bölgesi kanserlerine neden olabildiğinden en kısa sürede tedavi edilmelidir. Belirtilerin görüldüğü bölgeler nedeniyle doktora gitmeye çekinen hastalar virüsün ilerlemesine ve başkalarına da bulaşmasına izin verebilmektedir.

Erken tanı ve tedavi ise öncelikli olarak kişide HPV virüsü tip tayinin yapılabilmesi ve risklerin anlaşılabilmesi için gereklidir. 200’den fazla çeşidi bulunan HPV’nin 40 tanesi bahsettiğimiz kanser riskini taşımaktadır. Bu nedenle genital siğillere dair belirtiler ile karşılaşıldığında vakit kaybetmeden uzman bir doktora gidilmesi tedavinin başarısı için de önem taşır.

Genital Siğil (Kondilom) Nasıl Bulaşır? / Genital Siğil Neden Oluşur?

Genital bölge ya da makat bölgesi yüzeyinin hasta olan diğer cilt yüzeyi-mukoza ile teması sonucunda HPV virüsünde bulaş durumu meydana gelir. Bu virüs çeşidi tensel temas sırasında deri üzerindeki yırtık ya da çatlaklardan geçerek bu bölgelerde kondilom adı verilen lezyonlar oluşmasına neden olmaktadır. Genital siğil adını verdiğimiz bu lezyonlar gözle görülebilir boyutta olabileceği gibi fark edilmeyecek biçimde de bulunabilir. HPV virüsü taşıyan bazı bireylerde hiç genital siğil belirtisi görülmese de kuluçka dönemindeki virüsü bir başkasına bulaştırabilmektedir. Bu nedenle kişiden kişiye bulaşma şeklinde görülen bu rahatsızlığın en kısa sürede tedavi edilmesi gerekir. Diğer türlü bulaş sonucu siğil yayılımı artış gösterebilmektedir.

Genellikle cinsel ilişki sırasındaki tensel temas sonucunda bulaşan genital siğil hastalığı, nadir de olsa ortak kullanım alanlarından da bulaşabilmektedir. Örneğin umumi tuvaletler, spor salonu, hamam ya da sauna gibi birden fazla kişinin kullandığı yerlerden de bulaşabilmektedir. Genital siğil hastalığı olan biri tarafından daha önce kullanılmış havlu gibi kişisel eşyaların sağlıklı bir kişi tarafından genital bölge ve çevresinde tekrar kullanılması sırasında da HPV virüsü bulaşma riski bulunmaktadır.

HPV virüsüne sahip olan kişinin bir diğer kişiyi enfekte etmesi ile bulaş gösteren genital siğil hastalığı, HPV’nin birkaç çeşidi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Her HPV hastasında genital siğillere ya da kondilomlara rastlanmayabilir.

Genital Siğil Kimlerde Görülür?

Genital Siğil Kimlerde Görülür?

Kadın erkek ayrımı olmadan herkese bulaşabilen HPV virüsü, lezyonlara neden olmasa bile kişinin bünyesinde yer alabilmektedir. Genital siğil lezyonlarının ortaya çıkması ise kişinin bağışıklık sistemiyle ilgili bir durumdur. İmmün sistemin zayıflaması sonucunda zaman içerisinde genital siğil oluşumlarına rastlanabilmektedir. Bu süre ise kişiye göre farklılık gösterebilir. Bazen virüs bulaştıktan 1 ay sonra bazen de 1 yıl sonra gibi değişen sürelerde genital bölgede ya da makat bölgesinde siğil lezyonları ortaya çıkabilmektedir.

Genital siğil risk faktörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür;

  • Ergenlik döneminde, erken yaşta başlayan cinsel birliktelikler,
  • Birden çok partner sayısının olması,
  • Herhangi bir korunma yöntemi kullanılmadan yaşanan birliktelikler,
  • Genital siğil dışında bir cinsel hastalığa sahip olmak,
  • Bağışıklık sistemini etkileyen hastalıkların varlığı veya bu nedenle
  • kemoterapi gibi tedaviler alıyor olmak,
  • Bağışıklık sisteminin (immün sistem) düşük olması.

Genital Siğil Hangi Bölgelerde Görülür?

Kadınlarda,

  • Vajinada ya da vajina içerisinde,
  • Rahim ağzında (serviks bölgesinde),
  • Vulva bölgesinde (dış genital bölge),
  • Kasık bölgesinde,
  • Perianal bölgede (anüs ve çevresinde)

Erkeklerde,

  • Penis ve çevresinde,
  • Testis bölgesinde,
  • Kasık ve bacak bölgesinde,
  • Makat (anüs) ve makat çevresinde görülebilmektedir.

Genital Siğil Belirtileri

Genital siğil hastalığı var olduğu bölgede iltihap oluşturmaktadır. Ortaya çıktığı bölgedeki deri üzerinde renk değişimine, kaşıntıya bazı durumlarda hafif yanma ve kızarıklığa neden olmaktadır. Siğil oluşumları tek tek görülebileceği gibi grup halinde, ciltten yüksek ve karnabahar çiçeği görünümünde de ortaya çıkabilmektedir. Girintili-çıkıntılı yapıda olan bu lezyonlar beyaz, kahverengi ya da gri renkte görülebilmektedir. Bazı vakalarda cinsel birliktelik sırasında kanama görülmesine de neden olabilmektedir. Aynı zamanda kadınlarda eğer vajina içinde yer alıyorsa vajinal akıntı da yapabilmektedir.

HPV Testi Nasıl Yapılır? /Genital Siğil Tanısı Nasıl Konulur?

Genital siğiller çok tipik bir görüntüye sahiptir. Bu nedenle uzman bir Ürolog, Jinekolog ya da Proktoloji hekimi tarafından fiziki muayene sırasında tespit edilebilmektedir. Birden fazla çeşidi olan HPV’nin tip tayinin yapılabilmesi için ise bir takım testler yapılmaktadır. HPV DNA Testi, Pap Smear Testi gibi tanı yöntemleri kullanılarak HPV’nin risk türleri belirlenmektedir. Merkezimizde de tedavi sırasında siğilli bölgeden alınan doku örneğinin genotiplendirme laboratuvarına gönderilmesi sonucunda HPV’nin tip çeşidi belirlenmektedir. Kişide, kadınlarda rahim ağzı kanserine, erkeklerde ise penis ve makat bölgesi kanserlerine neden olabilen riskli bir HPV tipinin olup olmadığı bu şekilde anlaşılmaktadır.

Genital Siğil HPV Çeşitleri

HPV Tip Çeşitleri

Her HPV tipi genital siğil oluşumuna neden olmamaktadır. 200’den fazla çeşidi bulunan HPV virüsünün 40’a yakını sonucunda genital bölge siğilleri oluşmaktadır. HPV 6 ve HPV 11 siğile yol açtığı bilinen ve en sık rastlanan, kanser riski taşımayan HPV çeşitleridir.

Kansere neden olma riskine bağlı olarak HPV çeşitleri düşük ve yüksek risk grubu olarak ikiye ayrılmaktadır.

Düşük Riskli HPV Tip Çeşitleri; Tip 6,11,40,42,43,44,54,61,70,72,81

Yüksek Riskli HPV Tip Çeşitleri; Tip 16,18,31,33,35,39,45,51,52,56,58,59,68,73,82

HPV’nin Aşısı Var Mı?

Rahim ağzı kanseri hastası olan kişilerin yarısından fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde bulunmaktadır. Rahim ağzı kanseri vakalarının dünya çapında 600 bin gibi bir rakama ulaşmış olması nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bu konuda bir farkındalık yaratılmasını sağlamış ve rahim ağzı kanseri riskini azaltmak amacıyla HPV aşısı yaptırmanın önemli olduğunu ortaya koymuştur.

HPV aşısı ile ilgili bilinmesi gereken en önemli nokta aşının hastalık bulaşmadan önce yaptırılması gerektiğidir. Özellikle 12-13 yaşlarında yaptırılan HPV aşısı, daha ileriki yaşlarda yaptırıldığından daha çok koruma sağlamaktadır.  17-45 yaş aralığında yaptırıldığında etki oranı düşüktür. Yine de herhangi bir belirti göstermeyen kişilerin, hastalıktan korunmak amacıyla aşı yaptırması önerilmektedir.

Genital Siğil HPV’den Korunma Yolları

Erken yaşta aşı yaptırmak HPV’nin özellikle kansere yol açan risk grubundaki çeşitlerinden korunmayı sağlamaktadır. Çocuklukta yapılan koruyucu aşının HPV 16 ve 18 gibi yüksek riskli çeşitlere karşı koruması bulunmaktadır. Aynı zamanda kuadrivalan denilen dörtlü aşı ile de genital siğil yapan 6 ve 11 tipinden koruma sağlanmaktadır. Elbette daha önce belirtildiği gibi virüs bulaş göstermeden önce sağlıklı bir kişinin bu aşıları olması gerekmektedir.

Bunun dışında kendi kendine geçmesi mümkün olmayan bir hastalık olan genital siğil hastalığı, kısa sürede tedavi edilmeli ve siğil lezyonları ortadan kaldırılmalıdır.

Cinsel temas yoluyla bulaş gözlendiğinden cinsel ilişki sırasında koruyucu yöntemler (prezervatif)den yararlanmak da önemlidir. Fakat bilinmelidir ki prezervatifin dışında kalan ve enfekte olmuş cilt bölgelerinden de sağlıklı bir kişiye HPV bulaşabilmektedir. Sadece cinsel ilişkide bulunmak değil sürtünme yoluyla deri temasının sağlanması da HPV’nin bulaş göstermesi için yeterlidir.

HPV virüsünden korunabilmek için kişinin bağışıklık sisteminin de güçlü olması gerekmektedir. Çünkü taşıyıcı olarak bulunan kişiler, bağışıklık sistemleri düştüğü zaman genital siğil belirtileri göstermeye başlamaktadır. Hem tedavi öncesi hem de tedavi sonrasında da bağışıklık sistemi korunmalı ve güçlü tutulmaya çalışılmalıdır. Bağışıklık sistemi güçlü olan kişilerin genital siğil tedavisine cevap verme oranı daha yüksek olarak kaydedilmiştir.

Bağışıklık sistemini güçlü tutmak için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Hazır gıdalardan uzak durularak daha çok sebze ve meyve ağırlık beslenmek gerekir. Alkol, sigara gibi alışkanlıklardan uzak durulmalı ve günde en az 2 litre su tüketilmelidir. Beslenmenin yanı sıra düzenli spor yapmak da bağışıklık sistemi için önemlidir. C vitamini, Çinko, B12, folik asit gibi vitaminlerin bünyeye uygun olarak kullanılması gerekir. Stres, uykusuzluk ve yorgunluk gibi etkenlerin de bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği bilinmelidir.

Genital Siğil Nelere Dikkat Edilmeli

Genital Siğil Tedavisi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Dikkat edilmesi gereken en önemli konu bir daha genital siğil hastalığı bulunan biri ile temasta bulunmamaktır. Tedavi olduktan sonra hastalığa karşı bir koruma gelişmemektedir, yalnızca hastalığın belirtileri tedavi edilir ve hastalığın yayılması kontrol altına alınmış olur. Fakat bir başka HPV virüsü taşıyan kişiyle temas edildiğinde yeniden HPV virüsüne yakalanmak mümkündür.

Genital siğil hastalığı bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Kişi siğillerden kurtulmuş olsa dahi temizlenen bölgenin bir daha siğilli bir başka kişiyle temas etmesi durumunda yeniden ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle merkezimizde eşli tedavi önerilmektedir. Tek başına uygulanacak olan tedavi yeterli gelmediğinden partnerlerin ikisi için de tedavi uygulanmalıdır. Aynı zamanda virüsle savaşabilmek için kişinin bağışıklık sistemi de güçlü tutulmalıdır.

Genital Siğil Tedavisi

Genital siğil tedavisi birden çok yöntemle tedavi edilebilmektedir. Bu tedavilerden bazılarını sıralamak gerekirse;

  • Klasik Cerrahi Yöntem,
  • Kriyoterapi Yöntemi (Soğuk Tedavi, Dondurma Tedavisi),
  • Lazer Yöntemi (Isıtma, Buharlaştırma Tedavisi).

Fistül hastalığı nedeniyle kişilerin çektiği zorlukların tedaviyle son bulması beklenirken ciddi bir ameliyat sürecinden geçen hasta, uzun bir süre daha konforlu günlerine ulaşamamaktadır. Hastanın tedavisinin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilerek kısa sürede sosyal yaşantısına dönebilmesi için tedavi yöntemi ve tedaviyi uygulayan hekimin deneyimli olması oldukça büyük bir önem taşır.

Bu noktada tedavi esnasında makat bölgesinde bulunan kaslara zarar verilmeden tedavi sağlanmalıdır.

Klasik cerrahi ameliyat yöntemi, narkoz uygulanan, yatış gerektiren ve tedavi sonrası genital siğil bulunan bölgelerde iz bırakma ihtimali bulunan bir tedavi yöntemidir. Bu nedenle günümüzde hastalar da artık alternatif diğer yöntemlere yönelmektedir.

Genital siğil tedavisinde önemli olan nokta siğil lezyonlarının köküne inilerek enfekte olan dokunun tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Bu nedenle doktor kontrolünde, yüksek ışık altında ve ameliyathane gibi steril bir ortamda gerçekleştirilmelidir. Lezyonların en küçüğünün bile atlanmaması ve siğilin en köküne inilebilmesi için lazer tedavisi en avantajlı yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kriyoterapi yani dondurma yönteminde de her seansta siğilli bölgeye belirli miktarlarda azot gazı uygulaması yapılır. Bazı durumlarda siğile uygulanan bu gaz püskürtme işlemi yalnızca üst tabakaya etki eder. Siğilin taban dokusuna ulaşılıp ulaşılmadığı kriyoterapi yönteminde tam olarak anlaşılmamaktadır. Bu nedenle seans sayıları uzamaktadır.

Siğil bölgesinin tamamen ortadan kaldırılması ve çevredeki diğer sağlıklı dokulara zarar verilmemesi gibi avantajlar lazerle genital siğil tedavisi yönteminde bulunmaktadır. Bu sayede kısa sürede genital siğillerden kurtulmak mümkündür.

Tüm tedavi yöntemleriyle ilgili bilinmesi gerekir ki, bu yöntemler vücutta HPV virüsünün belirtisi olarak karşımıza çıkan genital siğillerin ya da makat siğillerinin yok edilmesini sağlar. HPV virüsü kişinin vücudunda kalmaya devam edebilir ve kişi taşıyıcılığını sürdürebilir. Virüsten tam anlamıyla kurtulabilmek içinse kişinin bağışıklık sistemini güçlü tutması önerilmektedir.

Ameliyatsız (Lazer Yöntemi) Genital Siğil Tedavisinin Hastaya Sunduğu Avantajlar

  • Proktoloji (Makat Hastalıkları) alanında uzmanlaşmış, tecrübeli hekimlerimiz sayesinde aynı gün içerisinde muayene ve tedavinizi olabilirsiniz.
  • Merkezimizde uyguladığımız lazerle genital siğil tedavisi yatış gerektirmez. Yalnızca lokal anestezi ile bölgesel uyuşturma yapılarak uygulanır.
  • Uygun ameliyathane şartlarında, steril bir biçimde, yüksek ışık altında ve cerrahi mikroskobik incelemeyle uygulanır.
  • Ameliyatsız genital siğil tedavisi merkezimizde 5-7 dk gibi kısa bir süre içerisinde tamamlanır.
  • Lazer tedavisinde cilt dokusu zarar görmez, yalnızca siğil bölgeleri temizlenir.
  • İşlem sırasında kişi herhangi bir acı ya da ağrı hissetmez.
  • Narkoz uygulaması olmadığından kronik rahatsızlığı (kalp, şeker, tansiyon vs) bulunan ve düzenli ilaç kullanan kişiler de ilaçlarını bırakmak zorunda kalmadan tedavi olabilir.
  • Ameliyatsız genital siğil tedavisi sonrasında kişiye özel hazırlanan takip sistemi ile hastanın kontrolü sağlanır.
  • Tedavinin hemen ardından hasta günlük yaşantısına dönebilir, oturup kalkmakta güçlük yaşamaz, sosyal hayatına hemen adapte olabilir.
  • Klasik cerrahi ameliyatlardaki uzun istirahat süreleri, lazerle genital siğil tedavisinde yoktur.
  • Genital siğile neden olan HPV virüsünün tip tayininin yapılması için de merkezimizdeki tedavi sırasında siğil lezyonundan alınan örnek genotiplendirme laboratuvarına gönderilir.

Genital Siğil (HPV) İçin Önerilen Videolar

Neden Avrupa Cerrahi'yi Seçmeliyim?

16 yıldır süre gelen zaman diliminde tamamen proktoloji (makat hastalıkları) alanında hizmet veren sağlık ekibimizle ilklere öncülük ederek Ayaktan, Lazerle Ameliyatsız Genital Siğil (HPV) tedavisi işlemini gerçekleştirmekteyiz.

Proktoloji (Makat Hastalıkları) ile ilgili tüm güncel bilgileri ve gelişmeleri, yerli ve yabancı kaynakları takip etmekte ve özel tedavi tekniğimizi yeniliklere açık bir şekilde uygulamaktayız.

Tamamen Proktoloji için üretilen son teknoloji cihazlarımız ile Müstakil binamızda, alanında uzman Proktoloji Doktorlarımız ve deneyimli sağlık personellerimiz ile sizlere hizmet vermekteyiz.

Dünya’nın her noktasından ulaşılabilir olmak adına İstanbul Bakırköy ve Kadıköy deki merkezlerimiz ile sizlere Ayaktan Yatış Gerektirmeyen Lazerle Genital Siğil Tedavisini sunmaktayız.

Temel prensibimiz; hastalarımıza, özel tekniklerle uyguladığımız Ayaktan Ameliyatsız Lazer Yöntemi sayesinde hızlı tedavi olma avantajı sunarak, daha rahat ve daha konforlu bir tedavi süreci yaşatmayı amaç edinmemizdir.

Neden Ayaktan Lazerle Genital Siğil (HPV) Tedavisi?

  • Aynı gün hem muayene hem de tedavi olabilirsiniz.
  • Tedavi lokal anestezi altında gerçekleştiği için hastanede yatış gerektirmeyen bir yöntemdir.
  • Lazer yöntemiyle tedavi, uygun ameliyathane şartlarında, yüksek ışık altında ve cerrahi mikroskobik incelemeyle yapılır.
  • Ameliyatsız Genital Siğil (HPV) tedavisi yalnızca 5-7 dk gibi kısa bir süre içerisinde tamamlanır.
  • Tedavi lazerle yapıldığı için cilt dokusu herhangi bir zarar görmez. Bu nedenle izler yok denilecek kadar azdır.
  • Müdahale anında hastada belirgin herhangi bir ağrı veya sızı hissedilmez.
  • Ameliyatsız lazer yöntemiyle tedavi sonrasında pansuman gerektirecek bir durum yaşanmaz.
  • Lazer tedavisi; şeker, tansiyon, pıhtılaşma bozukluğu, kalp, tiroit gibi sistemik rahatsızlıkları bulunan kişilerde yan etki içermeden uygulanabilir.
  • Kişiye özel hazırlanan takip şeması ile hasta sıklıkla kontrol edilir.
  • Lazerle tedavi sonrası, hasta günlük yaşantısına kaldığı yerden devam edebilir. İstediği pozisyonda oturup, yatabilir.
  • Klasik ameliyatlarda olduğu gibi günlerce istirahat gerektirmez.
  • Lazerle tedavi sonrası, tiplendirme belirlemek amacı ile alınan örnek mutlaka patolojik inceleme adına Genotiplendirme Laboratuvarına gönderilir.
Genital Siğil Nedir?

Genital Siğil (HPV) Tedavisinde Uygulanan Teknikler

  • Cerrahi Yöntem
  • Kriyoterapi ( Dondurma) Yöntemi
  • Lazer Yöntemiyle Genital Siğil (HPV) Tedavisi
  • Asidik ilaçlarla Tedavi

Avrupa Cerrahi’de Tedavi Süreci Nasıl İlerliyor?

Online Görüşme

Doktorlarımızla görüntülü konuşmak için hemen,

online görüşme formunu doldurun.
<
<

Muayene Süreci

Muayene gününüz geldiğinde hekiminiz tarafından gerçekleştirilen tanının ardından size en uygun tedavi şekli belirlenir ve tedaviniz hakkında bilgilendirilirsiniz.

Tedavi Süreci

Tedaviye karar verdiğiniz an (aynı gün de olabilir) lazerle genital siğil işleminizi gerçekleştirebiliriz ve müdahale olduğunuz aynı saat içerisinde evinize dönebilirsiniz.

Randevu Alma

Dilerseniz 444 8 623 numaralı Çağrı Merkezimizden randevu alarak ya da online randevu talebinde bulunarak hızlı bir şekilde tedavi sürecinizi başlatabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Genital Siğilin Kansere Yol Açma Riski Var Mı?

Genital siğile neden olan HPV virüsünün bazı çeşitleri kanser riski taşımaktadır. HPV tip tayini ve pap-smear testi sonucunda doktor tarafından konulan tanı sonrası, HPV tip 16 ve tip 18 sıklıkla kadınlarda rahim ağzı kanserine (serviks) yol açabilmektedir.

Genital Siğillerin İlaç Tedavisi Var Mıdır?

Krem ya da solüsyon gibi ilaçlar ile genital siğillerin tam olarak tedavisi mümkün değildir.

Makatta (Anüste) Genital Siğil Oluşur Mu?

Evet. HPV temas yolu ile bulaştığı için makat bölgesinde de görülmektedir.

HPV Bulaştıktan Sonra Ne Zaman Belirti Verir?

HPV kuluçka döneminde iken lezyon oluşumuyla karşılaşılmasa da kişinin bünyesinde yer alabilir. HPV’nin ne zaman belirti vereceği kişinin bağışıklık sistemi ile bağlantılıdır. Bağışıklık yani immün sistem düştüğü zaman genital siğil hastalığı, lezyon oluşumuyla kendini gösterebilir. Bu zaman dilimi bazen 1 ay, bazen 1 ya da 2 yıl bile sürebilmektedir. Temastan yıllar sonra bile siğil oluşumuyla karşılaşılabilir.

Merkezinizde HPV Testi Yapıyor Musunuz?

Muayene sonrası HPV testi, cilt üzerinden alınan örnek ile genotiplendirme laboratuvarlarına gönderilerek yapılmaktadır.

HPV ‘nin Gebeliğe Zararı Var Mı?

Evet, var. Gebelikten önce olan veya hamilelik döneminde ortaya çıkan siğillerin büyümesi, doğum kanalının tıkanmasına yol açarak normal doğum yapılmasına engel olmaktadır. Genital siğil hastalığı olan anne adaylarının öncelikle durumlarını bir kadın doğum uzmanı ile görüşmeleri gerekir. Hamilelik esnasında eğer vajina duvarında siğillere rastlanıyorsa idrar yapma durumu zorlaşabilir. Normal doğum yapacak olanlar için doğum sırasında siğilli bölgelerde kanamalar meydana gelebilir. Çok nadir de olsa doğum sırasında genital siğil lezyonları ile teması bulunan bebeklerde de siğil oluşumları gözlenebilir.

Yeni Doğan Bebeğe Genital Siğil Bulaşır Mı?

Hamilelik döneminde bebeğe HPV geçmemektedir. Fakat kondilom varlığı olan gebelerde, normal doğum sırasında bebeğin HPV’li bölge ile temas etmesi sonucunda bulaşma gerçekleşebilmektedir.

Genital Siğiller Tuvaletten Bulaşır Mı?

Bulaşması mümkündür. Ortak kullanım alanlarından da genital siğilin bulaşması gerçekleşebilir.

Genital Siğil Lazer İle Tedavi Ne Kadar Sürmektedir?

Siğil yoğunluğuna göre 5-7 dk içerisinde tüm alan taranarak tedaviniz gerçekleşir.

Aynı Gün Genital Siğillerden Kurtulabilir Miyim?

Muayene geldiğiniz gün içerisinde alanında uzman hekimlerimiz ve ekibimiz tarafından genital siğillerden kurtulabilirsiniz.

Genital Siğil Tedavisinde Ağrı Hisseder Miyim?

Genital siğil lazer tedavi yönteminde herhangi bir ağrı ve sızı yaşanmamaktadır.

Lazer Yönteminde Cilt Zarar Görür Mü?

Ameliyatsız lazer yöntemi ile HPV tedavisinde cilt dokusu herhangi bir şekilde zarar görmez.

Tedavi Sonrası İstirahat Gerekli Midir?

Hayır. Ameliyatsız lazer ile tedavi yönteminde istirahat gerekmez.

Anlaşmalı Kurumlar

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
WhatsApp Hemen Ara